Eylül 10 2010 22:57:23
Ana Menü
· Ana Sayfa
· Biyo-Ansiklopedi
· Dosyalar
· S.S.S.
· Bilgi Paylaşım Forumları
· Web Linkleri
· Haber Kategorileri
· İletişim
· Resim Galerisi
· Arama
· ÖSS Puan Hesaplama
· Üyeler
· Site İçeriği
· Ramerta Blog
Çevrimiçi Kullanıcılar
· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1

· Çevrimiçi Üyeler: 0

· Toplam Üye Sayısı: 374
· En Yeni Üye: dont
En Son İncelemeler
· Amnion
· Koloni Variasyonları
· Mikroorganizmaların Klasifikasyo...
· Tetrakokkus (Tetrad)
· Mesajcı RNA (mRNA)
· Transfer RNA (tRNA)
· Glikokaliks
· Hematokrit
· Kodon (Triplet)
· İntronlar
· Aseksüel Sporlar
· Streptokokkus
· Ligaz Enzimi (DNA Ligaz)
· Adenin Bazı
· Operatör Sekans
· Şaperon Proteini
· Serçe (Passer domesticus)
· Kökler
· Çekirdek
· Nükleus (Çekirdek)
Forum Başlıkları
En Yeni Forum Başlıkları
· Büyük bir yangın[baş...
· Bilimin Mavi Rüyası
· Sadece sinek yakalam...
· Yedi ceddin ödeyemez...
· Hz.Muhammed(S.A.V)
En Fazla İlgilenilen Başlıklar
· Stanley Miller de... [45]
· Selam, [41]
· Bilimsellik istiy... [36]
· Doğanın Vahşeti [31]
· Hadis-i Şerif [30]
Anket
Üniversiteler birliği projesi sizce...

Gerekli ve güzel
Gerekli ve güzel
75% [3 Oylar]

Gerekli mi bilmem ama güzel
Gerekli mi bilmem ama güzel
25% [1 Oy]

Bence gereksiz
Bence gereksiz
0% [0 Oylar]

Uğraşmaya değmeyecek kadar kötü bir fikir...
Uğraşmaya değmeyecek kadar kötü bir fikir...
0% [0 Oylar]

Oylar: 4
Başlama Tarihi: 10/09/2008 14:36
Bitiş Tarihi: 11/09/2008 17:20
Bilgi Bankası - Mikrobiyoloji, Sitoloji, Genetik, Zooloji, Botanik

Mikrobiyoloji - Sitoloji - Genetik - Zooloji - Botanik Bilgi Bankası

>A - B - C- Ç - D - E - F - G - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - W - X - Y - Z<

Başlığı Görüntüle
 Başlığı Yazdır
Bilimsellik istiyorum!!!
metugen
#1 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 09-09-2008 15:53
Kullanıcı Avatarı

Yönetici


Mesaj Sayısı: 137
Katılım Tarihi: 06.02.08

Arkadaşlar kusuruma bakmayın ama artık konuşmak istiyorum.dikkat ederseniz bir gün bboyunca foruma hiç bir cevap yazmadım çünkü forumlarada bakasanız artık herşeyi evrim hakkında yazıyorsunuz.dikkatini çekerim admin bilimsellikten bahsetmiyoruz artık hiç kimse bilimden araştırmalardan deneylerden bahsetmiyor sadece evrim hakkıında tartışıyorsunuz hiç bir zaman gerçeklik kazanamayacak hbir şey hakkında hep dönüp dolaşıyoruz zaten fikirleri değişmeyecek adamların ne eklerseniz ekleyin fikri değişmeyecek.ben artık kararlıyım bu siteye bilimsellik dışı evrimde dahil buna boş tartışmalara yol açacak şeyler ekleniyorsa kusura bakmayın ayrılacam bu siteden.ben buraya bilimi göstermek insanlığa yarrarlı olmak için elimden gelen herşeyi yapıyorum.apoptozizdende rica ediyorum evrim teorisini başka sitelerde tatışsın ve savunsun buraya bilimi buluşu keşifi deneyi getirsin
Life lives in the details
Yasam detaylarda gizlidir
 
Edirne Nakliyat
10-09-2010 22:57
Reklam Botu

Mesaj: n^x
Katılım: Asla

IP: Yok  
feveran
#2 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 09-09-2008 17:48
Yönetici


Mesaj Sayısı: 67
Katılım Tarihi: 12.08.07

Tamam dert etme bitti tüm tartışmalar kilit Grin
Kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Öle kötü bir iki gün geçirdi site işte Grin
 
http://2kilobyte.org
betul_0190
#3 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 09-09-2008 17:49
Kullanıcı Avatarı

Üye


Mesaj Sayısı: 107
Katılım Tarihi: 06.09.08

kötü iki gün mü..ben bi sürü şey öğrendim Wink

"De ki: Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak aklı selim sahipleri öğüt alır" (Zümer suresi ayet 9).
 
--
admin
#4 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 09-09-2008 19:20
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici


Mesaj Sayısı: 124
Katılım Tarihi: 26.08.08

Grin Valla arkadaşlar siz bilirsiniz. Yönetici sizsiniz Pfft Hadi bilimsellik
Bilimin temeli bilgidir. Bizim sitemizin temeli de bilgidir, ama özgün bilgidir...
 
http://www.biyobilim.net
Yusuf
#5 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 12-09-2008 08:05
Kıdemli Üye


Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07

Öncelikle neden diğer siteye yazı yazmıyorsunuz?Orda tek başına yazı yazmak zor,bir de yurttan izin alıp devam etmek daha da zor.Çünkü yazdığım şeyler arazide gezmekle ulaşılabilen şeyler.
Yorum yapmadan yazıyım,işi dengeli götürmezseniz bir çeşit yıkım yaşarsınız.Tabi bu zihninizde olur.Dikkat ederseniz din bile dengedir.İpin ucu kaçtı mı hemen kendinizi toparlamanız gerekir.
Yukarıdaki arkadaş,bilimsellikden söz ediyor,aslında doğru da söylüyor.Ama -kimse kızmasın- genetik ve benzeri alanlarda bir öğrencinin veya araştırma yapan kişnin yeni şeyler bulması zor.Belki çetin.Ama görselliği ağır basan bir alanda araştırma yapmak da kolay veri toplamak da.Ama siz bunu benimsemediğnizden sizlere biraz tuhaf geliyor.Neyse,önce belirlediğiniz bir konuda verileri toplar,gerekirse sıralarsınız sonra çeşitli kişilerden oluşan bir kurulda(bu sizlerin oluşturabileceği bir yapı olabilir) teker teker yorumlarsınız.Ama dikkat edin sizin toplanmış hiçbir verisi yok,bir kıpırdanma da yok.Eğer bu durum böyle giderse sonuç fazla değişmez.Ama isterseniz değişir.Önce kendiniz başlarsınız sonra başkalarına öğretirsiniz.
Bir de tanıdığım bir bayan gazete yazarı(Zaman gazetesinden) site hakkında kısa bir yorum yapmış.Eleştiri.Bizim de eleştiri yapma hakkımız var,kızmasın.Niyetimiz kötü değil.Öncelikle filimleri ve çizgi film karekterlerini hesaba katarak yazı yazmıyoruz.Onların değişik yönlerini yeni bulduğum kelimelerle anlatmıyorum veya anlatmıyorlar.Hatta gereksiz hiçbir hatırlatma yapmıyoruz.eleştiriden de mahrumuz.Edebiyat hiç yapmıyoruz,çünkü amacımız güzel yazı yazmak değil.Egolar da dahil.Tabi burası derin bir su değil,kimse de ıstıraplı değil.Bilmem yanlış anlaşılmadan oldu mu?
 
apoptozis
#6 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 13-09-2008 03:11
Kullanıcı Avatarı

Acemi Üye


Mesaj Sayısı: 41
Katılım Tarihi: 14.02.08

Bilimsel olmayan b,r görüşü desteklerken nasıl bilimsellik isteyebiliyorsunuz Sayın Metugen ?
Düzenleyen apoptozis Düzenleme Tarihi: 18-09-2009 07:35
i28.tinypic.com/2ebvlz4.jpg

"Bir bilimci için kendisine ve mesleğine güvensizlik getirmenin en kestirme yolunun-özellikle de gerekmediği halde-bilimin bütün sorulara yanıt verdiğini veya yakında verebileceğini,bilimsel yanıtları olmayan soruların ise soru olmadığını veya ‘uyduruk sorular’ olduğunu;bunları da ancak ahmakların sorup budalaların cevapladıklarını ilave etmektir.

Bu şekilde düşünen bilimcilerin sayısı ne olursa olsun,artık çok azının bunları açıklayacak kadar akılsız ve kaba olduğunu görerek seviniyorum.Felsefi konularda deneyimli olan kişiler şunu iyi bilirler: Dinsel inançların ‘bilimsel’ açıdan eleştirilmesi,inançların ‘bilimsel’ açıdan savunulmasından daha az yanlış değildir.Din hususundaki tartışmalarda bilimcinin bir üstünlüğü yoktur.Tabii Yaratılış’ın kusursuz planına inanmaya meyilli olan bilim adamları doğadaki düzenin yüceliğini (ondan anladıkları her ne ise ) görme konusunda sıradan insanlar göre daha şanslıdır.
Sayfa 35-36

Öyleyse bilimci gerçeği arayandır.Gerçek, ulaşmaya çalıştığı şey,yüzünün dönük olduğu yöndür.Ancak, kesinlik onun erişimi dışındadır;yanıtlamak istediği sorunların bir çoğu doğal bilim dünyası dışında kalır.Yirminci Yüzyılın en büyük bilimcilerinden Jacques Lucie Monod’nun,bu bölümün başına koyduğum sözleri,bir bilimcinin her zaman gerçekleştireceği bir tutkuyu dile getiriyor;anlamaya çalışmak".

Sayfa 104

Genç Bilim Adamına Öğütler
 
admin
#7 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 13-09-2008 09:07
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici


Mesaj Sayısı: 124
Katılım Tarihi: 26.08.08

Evrimle ilgili hiçbir seyi ne destekliyoruz ne karşı geliyoruz, yeter ki gönlün olsun... Biz bilimin çıkmazının olduğuna inanıyoruz. Bizim için herşey bilim değil. Allahıma şükür Rabbimin yaratıcılığına inanıyorum ve iman ediyorum. Ve benim başlangıcım o. Ve yeni Rabbime şükür bilimsel araştırmalarımda ilerleme kaydediyorum EVRİM OLMADAN... Gereksiz konulara takılarak kaybedecek zamanım yok. Sen devam et. Ne zaman ispat edersin(Biyolojinin temeli evrim ya) o zaman da projelere başlarsın. Çünkü evrim olmadan bilimsel ilerleme olmaz(!) Devam et apoptozis, bir tüm dünya evrimci olacak...
Bilimin temeli bilgidir. Bizim sitemizin temeli de bilgidir, ama özgün bilgidir...
 
http://www.biyobilim.net
Yusuf
#8 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 13-09-2008 15:12
Kıdemli Üye


Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07

Kelebeklerin tür tanımada bir sıkala(bir tür cetvel) kullandıkları.Ve kullanılan sıkalanın 3 çeşit olduğunu.Bunların da farklı özelliklere sahip(farklı ekosistemler) alanlarda yaşayan türlerde olduğunu.Türün zamanla bu sıkalaya yeni tür tanımada kullanabileceği şeyler eklediğini(tür ayracı).Hatta bu sıkalada türün(tabi aynı türdeysek) erkek mi dişi mi olduğunu.Ya da onunla igili diğer bazı özellikler;genç mi,üreme dönemine girdi mi veya farklı bir coğrafyadan mı göç ettiğini.Aslında bu kelebeklerin sıkalası bir tür nüfus cüzdanı gibi.Yani bireyin(yani türün) her tür bilgilerine ulaşılabiliyor.Tabi bunu kelebek hemen doğar doğmaz öğrenmiyor.Ama bu özellikler Allah(C.C) tarafından kelebeğin bünyesine konulmuş.Geliştirmesi için de kelebeğe bazı imkanlar tanınmış.Bunları da Amerikalı bilim adamları araştırıyor olabilir.
 
admin
#9 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 13-09-2008 15:17
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici


Mesaj Sayısı: 124
Katılım Tarihi: 26.08.08

Hocam çok iyi söylediniz. 1 değil 2 değil.. Şu kainat üzerinde hadi canlıları geçtik, şu gezeğen düzenide me tesadüf.. Yani haddi hesabı olamayacak sayıda düzenden bahsederken, millet bunların tesadüf olduğuna inanıyor. Hangi mantık kabul eder bilemiyorum. Ama inatla gözlerini kapatıyorlar
Bilimin temeli bilgidir. Bizim sitemizin temeli de bilgidir, ama özgün bilgidir...
 
http://www.biyobilim.net
metugen
#10 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 14-09-2008 00:57
Kullanıcı Avatarı

Yönetici


Mesaj Sayısı: 137
Katılım Tarihi: 06.02.08

apoptozis tarafından yazılan metin:
Bilimsellik istiyorsunuz ama AKILLI TASARIM görüşünü destekliyorsunuz BİLİMSEL OLMAYAN BİR GÖRÜŞÜ desteklerken nasıl BİLİMSELLİK isteyebiliyorsunuz Sayın Metugen ?

ya size gerçekten gülüyorum. ya yazdıklarımı hiç okumuyorsun yada düşüncen sınırlı.benim ağzımdan hiç akıllı tasarım diye bir şey geçmedi bile. isterseniz sitenin her tarafına bakın.sadece kendi boş ve çöp olan bilgilerinizi göreceksiniz.evet ben akıllı tasarıma inanıyorum. hani sizi bile yaratan o akıllı tasarıma.ama bu tasarımı bu sitede ne konuştum ne konusunu açtım.(sadece alıntı yaptığım kişilerin yazılarında akıllı tasarım geçebilir ki benimde gözüme pek çarpmadı).çünkü siz o kadar göremeden yoksunsunuzki size artık ne gösterirsem görmeyeceksiniz göremeyeceksiniz.yani siz yoluma ben yoluma.sadece emin olun bir gün yüzyüze tekrar karşılaşacağız işte o gün tüm bu savunduklaınıza ne hüküm verilecek birlikte göreceğiz. yinede sizinle tartışmak güzeldi dünyada farklı insanlarla tartışmaktan zevk alıyorum.teşekkürler.yolunuz açık olsun(evrim teorisinde)
Düzenleyen metugen Düzenleme Tarihi: 14-09-2008 01:04
Life lives in the details
Yasam detaylarda gizlidir
 
apoptozis
#11 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 14-09-2008 15:07
Kullanıcı Avatarı

Acemi Üye


Mesaj Sayısı: 41
Katılım Tarihi: 14.02.08

Güzel yazı metugen. Teşekür Ederim iyi dilekleriniz için .

Saygılarımı sunuyorum .
Düzenleyen apoptozis Düzenleme Tarihi: 18-09-2009 07:36
i28.tinypic.com/2ebvlz4.jpg

"Bir bilimci için kendisine ve mesleğine güvensizlik getirmenin en kestirme yolunun-özellikle de gerekmediği halde-bilimin bütün sorulara yanıt verdiğini veya yakında verebileceğini,bilimsel yanıtları olmayan soruların ise soru olmadığını veya ‘uyduruk sorular’ olduğunu;bunları da ancak ahmakların sorup budalaların cevapladıklarını ilave etmektir.

Bu şekilde düşünen bilimcilerin sayısı ne olursa olsun,artık çok azının bunları açıklayacak kadar akılsız ve kaba olduğunu görerek seviniyorum.Felsefi konularda deneyimli olan kişiler şunu iyi bilirler: Dinsel inançların ‘bilimsel’ açıdan eleştirilmesi,inançların ‘bilimsel’ açıdan savunulmasından daha az yanlış değildir.Din hususundaki tartışmalarda bilimcinin bir üstünlüğü yoktur.Tabii Yaratılış’ın kusursuz planına inanmaya meyilli olan bilim adamları doğadaki düzenin yüceliğini (ondan anladıkları her ne ise ) görme konusunda sıradan insanlar göre daha şanslıdır.
Sayfa 35-36

Öyleyse bilimci gerçeği arayandır.Gerçek, ulaşmaya çalıştığı şey,yüzünün dönük olduğu yöndür.Ancak, kesinlik onun erişimi dışındadır;yanıtlamak istediği sorunların bir çoğu doğal bilim dünyası dışında kalır.Yirminci Yüzyılın en büyük bilimcilerinden Jacques Lucie Monod’nun,bu bölümün başına koyduğum sözleri,bir bilimcinin her zaman gerçekleştireceği bir tutkuyu dile getiriyor;anlamaya çalışmak".

Sayfa 104

Genç Bilim Adamına Öğütler
 
admin
#12 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 14-09-2008 17:43
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici


Mesaj Sayısı: 124
Katılım Tarihi: 26.08.08

Apoptozis o kadar soğuk yaklaşıyorsun ki siteye, sonra oturup evrime takıyorsun. Sonra insanları eleştiriyorsun. Az sıcak bir insan olmaya çalışsan çok şey değişir... Neyse herkez ne olması gerektiğini kendi seçer
Bilimin temeli bilgidir. Bizim sitemizin temeli de bilgidir, ama özgün bilgidir...
 
http://www.biyobilim.net
Yusuf
#13 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 15-09-2008 14:43
Kıdemli Üye


Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07

Şimdi de bir karikatür:Bir levha ve daha uzağında ondan çok büyük bir levha.Küçük levhadan büyük levhaya bir sürü ok atılıyor.Hatta bazı oklar büyük levhayı iple kendine doğru çekiyor ve sonra büyük levhanın rengi de veya deseni küçük levhaya dönüyor.Hatta bu iki levha birbiriyle birleşiyor,tek bir levha oluyor.Ama benim gibi bir çizer veya anlatıcı anlattığı çizimi bu kadar dile getirebilir.Kıt bir anlatım.
 
Yusuf
#14 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 15-09-2008 14:49
Kıdemli Üye


Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07

Arkadaşım öyle yaban arıları var ki kültür bitkilerine de uyum sağlamış.Ayakları bitkinin çiçek kısmının erkek organlarına kuyruk kısmı da parçalı yaprağına uyum içerisinde.Yani arı bu birlikteliği sağladığı an kamufle olabiliyor.Demek ki yaratılış gerçek çünkü o çok eski vakitler bu tür bahçe bitkileri yoktu.Şimdi var.Ve arı buna uygun bir yaratılışta(yani yakın zamanda yaratılmış) ekosisteme serbest bırakılmış.
 
simurg
#15 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 16-09-2008 11:57
Kullanıcı Avatarı

Yeni Gelen


Mesaj Sayısı: 8
Katılım Tarihi: 07.09.08

Yusuf Bey,
önemli bir konuya değinmişsiniz. Şüphesiz ki "Allah her an yaratmadadır". Yazdığınız mesajdan sonra bu husustaki düşüncenizi merak ettim, paylaşırsanız çok memnun olurum. Yani "kısa bir süre önce yaratılmıştır" derken adaptasyon sağlamış bu arının daha önce varlık olarak da dünyada bulunmadığını, varlığıyla beraber sıfırdan yaratıldığını mı kastettiniz. Yoksa fazla ayrıntıya girmemek ve daha basite indirgemek için mi böyle yazdınız?
Saygılarımla...
 
Yusuf
#16 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 17-09-2008 16:21
Kıdemli Üye


Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07

Bahçe bitkisi çok eskiye nazaran yeni bir kültür.Ve bu y. arısı da sadece bu türü döllediği düşünülürse(tahminde yanılmıyorsam) arı da yeni ortaya çıkmış(öyle evrimin uzun safhalarını beklemeye hiç vakti yok!).
Neyse sen orayı anlamışsın.Ben de birşey anladım,bu yazıyı bir yerden tanır gibiyim.Tabi ismini nerden bileyim,bilsem de hemen unutuyorum.
 
Yusuf
#17 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 17-09-2008 16:36
Kıdemli Üye


Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07

Bir sürü karıncı türünü tanıma imkanı buldum.Ama öylesi var ki hız rekoru kırıyor.Tabi kendi türleri arasında.Bu türü bilindik atlıkarınca gibi ama daha büyük ve oldukça hızlı.Ayrıca kendi malına da meraklı.Yani yuvadan çıkardığı toprak parçalarını da öylesine gelişi güzel dağıtmıyor,gerektiğinde kendi yuvasına geri alıyor.Evet bu tür öyle kırsal kesim formu değil,şehre adapte olmuş veya şehir ortamına uygun bir vaziyette yaratılmış bir tür.Demek ki Türkiye'de yaşayan karınca tür çeşitliliği de oldukça yüksek.Ve öyle yabancı ülke kapılarını aşındırmak için uğraşmama hiç gerek yok.Ki hayat kısa veya hayal gibi.Bir gölge gibi geçip gidiyor.Ayrıca bir de tesbitte bulunacağım vaziyet ve kitaplar yavaş yavaş bilime kayıyor.Hatta ilmi ve ilim yapanı yüreklendirecek yazı ve yeni kitaplar yavaş yavaş işaretlerini veriyor.Hakkaten o babayiğitler nerde.Şöyle düşününce -okuduğum kadarıyla- çabuk ulaşılma da bilim yapmanın önünde bir engelmiş ve kişinin ulaşabileceği sınırları belirliyor.Örneğin bir kuş kitabı için 5 yıl beklemek veya bir İzmir için tam 4 yıl gidiyim demek! veya bir makina için tam 7 yıl beklemek.Ama bu beklemelerin sonu iyi.Çünkü beklediğin için geliyor ve veren de hiç cimri davranmıyor.Hakkaten bu durumu kitapda iyi anladım.Ama sızlanmak veya bütün kapıları zorlamak(herhalde burası doğru) ne iyi.Bunu okulda da yapardım,yorulduğumda unutur başka bir şeyle uğraşırdım(unuturdum)Sonra öğrendim -defalarca- isteme,çünkü eğer birşey lazım olsa zaten Allah(C.C) verir.Gerisi boş laf

Ayrıca çalışma olabilecek bir gerçek;şu anki bilim ve teknoloji(20. yüzyılda ulaşılan durum) canlıların yapılarını ve mahiyetlerini anlamada yetersiz.Bu su götürmez.Çünkü öyleymiş.
 
simurg
#18 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 17-09-2008 21:38
Kullanıcı Avatarı

Yeni Gelen


Mesaj Sayısı: 8
Katılım Tarihi: 07.09.08

Yusuf tarafından yazılan metin:
Bahçe bitkisi çok eskiye nazaran yeni bir kültür.Ve bu y. arısı da sadece bu türü döllediği düşünülürse(tahminde yanılmıyorsam) arı da yeni ortaya çıkmış(öyle evrimin uzun safhalarını beklemeye hiç vakti yok!).
Neyse sen orayı anlamışsın.Ben de birşey anladım,bu yazıyı bir yerden tanır gibiyim.Tabi ismini nerden bileyim,bilsem de hemen unutuyorum.


Merhaba Yusuf Bey site sakinleri,

Adaptasyon denen şeyin mantığını, ne olduğunu bildiğinizden eminim. Bunu ister evrim yorumuyla açıklayın, ister apayrı bir mekanizma olarak açıklayın değişen bir şey yok. Ama siz bu mekanizma çoğunlukla evrimle ilişkilendiriliyor diye birçok aşamasını görmezden gelirseniz burada bilimsel tutum anlamında bir sorun var demektir.
Evet, adaptasyon (dar manada) denilen olay uzun bir sürece de yayılabilir, çok kısa da sürebilir. Örneğin Rus biyologların yaptığı bir deney vardı: Tilkiler bir evcilleştirme programına alınıyorlar, daha doğrusu evcil köpek ırklarının koşullarında bir ev ortamında gibi bakılıyorlar. 4-5 sene gibi kısa bir süre sonra tilkilerin burun, kulak ve bacak yapıları bariz biçimde evcil köpeklerinkine benziyor. Şimdi buradaki olaya nasıl yaklaşacağız?
Buna benzer örnekler çoğaltılabilir. Evrim çerçevesinde ele alınan bu ve buna benzer birçok mekanizma (ör: kullanılmayan organların körelmesi) ayrı ayrı ele alındığında herkes tarafından kabul ediliyor, evrim kelimesi geçince insanların bakış açısı bir anda değişiveriyor. Bu da olayın artık evrim değil de &#8220;Darwinizm&#8221; boyutunda değerlendirilmesinden kaynaklanıyor galiba (nedenlerinden sadece biri). Zira bu düşüncenin geçmişi çok daha eskidir, hatta İslâm alimlerinden de (ör: İbrahim Hakkı) bu yorumu getirenler vardır. Ancak onların görüşü şu anda maddecik ve tesadüften başka her şeyi kesinlikle reddeden akımdan çok farklıdır. Günümüzde de bazı kişiler bu anlamda İslâm alimlerinin fikirlerinden destek almaya çalışmaktadır, tabi bu yanlıştır ve olayın özünü anlamayı reddetmektir. Bu fikir (her ne kadar günümüzde fazlaca saptırılmış ve malzeme olarak kullanılıyor olsa da) gözlemlere dayanan, canlılığın çeşitliliğini açıklayan bir "yorum"dur. Ve bilime yük değildir, tam tersi biyolojinin gelişmesinde çok büyük katkıları olmuştur (buradaki çoğu arkadaşımın düşündüğünün tersine). Üzücü olan bunun günümüzde bu konuma getirilmiş olmasıdır (gerçi çoğu bilim adamının bu tartışmalarla işi yok, onlar çalışmalarına bakıyorlar). Eğer biri çıkar ve ne evrim ne de günümüzde tartışılan başka görüşler, hepsinden çok daha farklı bir yorum getirirse ve bulgular da bu görüşe evrimden çok daha iyi oturursa, zamanla bilim dünyası onu da kabul edecek ve belkide bir yüzyıl da bu görüş hakim olacaktır. Bu mantıkta olmayan birinin de bilim anlayışından şüphe edilmelidir.
Eğer bilimle uğraşmayı düşünüyorsak, bazı şeyleri daha akılcı düşünmeliyiz bence. Şimdi vaktim kısıtlı olduğundan burada kesiyorum. Bu konuyu ileride daha fazla açıp tartışırız inşallah (isterseniz). Ancak buradaki arkadaşların da önyargıdan uzak (zira benim hiçbir görüşümü bilmiyorken sırf kendi iyiliği açısından bir uyarı yaptım diye metugen arkadaşım bana damgayı yapıştırdı), tartışmaya fikri değişimlere açık olmalarını rica ediyorum. Şimdi bundan da yanlış anlamlar çıkarır arkadaşlarım, fikri değişimlerden kastım inançla ilgili değil. Eğer yazdıklarım ve fikirlerim böyle karşılanmayacaksa, hiç üzerinde düşünülmeden direkt olarak karşı saldırıya geçilecekse şimdiden söyleyin ben üyeliğimi iptal edeceğim.

Saygılarımla..
 
Yusuf
#19 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 18-09-2008 17:41
Kıdemli Üye


Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07

Tilkilerin türü değişmiş mi?
Neyse asıl mesele evrim değil.Onun anlattığı veya bu kabulün bilimin dışında insanı nelere sürükleyebildiği.Ayrıca istediğin şeye inanabilirsin ve hayatımda öğrendim,kimsenin oturmuş düşüncelerini değiştirmemeyi.Çünkü bak ben akademisyen değilim ve kitapdan da konuşmam.Gördüğümü ve çıkardığım sonuçları sonraları kitaplardan bularak yazmaya çalıştım.İstediğin şeye inan.Bir de bu konuyu bitirin usandım.Çünkü bu konuda kimseye birşey yapamam çünkü mesele evrim değil.Evrim sadece bir isim.Tamam
 
simurg
#20 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 18-09-2008 22:54
Kullanıcı Avatarı

Yeni Gelen


Mesaj Sayısı: 8
Katılım Tarihi: 07.09.08

Merhabalar,

Asıl anlatmak istediğim şeyleri vurgulamakta aciz kaldım galiba, her neyse... Burada türleşme mekanizmalarını anlatacak değilim, bir anlamı da olmaz zaten.
Evet, asıl mesele evrim değil zaten, ki Yusuf Bey'in de dediği gibi bu sadece bir isim. Ben de bunu vurgulamaya çalışmıştım yazdıklarım dikkatli okunursa. Benim anlamadığım nokta bilimsel düşüncede inanmaktan neden söz edildiği. İnanç devreye girerse ilerleme olamaz. Gün geçtikçe atomda daha küçük parçacıkların varlığı keşfediliyor. Eee, ne yapsaydı fizikçiler yıllarca okudukları ve bildikleri şeylere inanıp bunlardan vazgeçmeseler miydi? Böyle bir mantık olamaz. Ki biyolojide hiç olamaz, çünkü ele aldığımız konu madde değil canlı organizmalar. Bu nedenle oturmuş düşünce diye bir şey de olmaması gerektiğini düşünüyorum. Yoksa bu gerçekten çok büyük sıkıntı olur.
Doğada türleşme diye bir süreç gerçekleşmediğini, her türün zaten kendi çerçevesi içinde var olduğunu düşünen arkadaşlarım/meslektaşlarım; ileride özellikle sistematik alanında çalışırsanız (diğer dallar için de geçerli) lütfen şu anda tiksinme derecesinde reddettiğiniz şeyleri yaptığınız yayınlarda kullanmayınız, bu yorumlara, bu mekanizmalara başvurmayınız. Böyle yapınız ki bu duruşunuzun bir anlamı olsun bari. O zaman anlarsınız belki neyi kastetmeye çalıştığımı.
Sadece son bir örnekleme yapıp bu konu hakkında daha fazla yazmayacağım: Düşünün ki sağlam bir şekilde inandığınız bir olgu var (adına ne diyorsanız deyin). Bu inancınız çerçevesinde, onu destekleyecek bulgular elde etmek ümidiyle çalışmalar yapıyorsunuz. Ancak yaptığınız tüm çalışmalarda elde ettiğiniz bulguları değerlendirince görüyorsunuz ki sizin fikrinizle uyuşmayan sonuçlar var. Şimdi ne yapacaksınız? Bilim ahlakına uygun bir şekilde sizin düşüncenize ters gelse bile bu sonuçları yayınlayacak mısınız, yoksa görmezden mi geleceksiniz? İkincisi tercih edildiği zaman günümüzdeki gibi birçok sorunla karşı karşıya kalıyoruz (Yaptığımız örnekleme tartıştığımız konuyla ilgili değil, genel bir örnekleme). İşte bu yüzden bilim çerçevesinde inanmanın yeri olmamalıdır diye (Burada inançtan kastım kişlerin içsel inançları değil, bilimsel bilgiler kapsamında ele alınabilecek konulardır. Canlıların çeşitliliği ile ilgili mekanizmalar da bilimsel bilgiler olduğunda bunlara da İNANMAK yanlıştır).

Her neyse, bu konuda bundan sonra ne bir katkı ne bir eleştiri yapmayacağım, herkes bazı şeylerin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini zamanla öğreniyor zaten. Bazı şeyleri anlatmaya çalışmamdaki neden buradaki üyelerin niteliğiydi (biyoloji ve ilgili bölümler). Ama başka konularda vaktim elverdiğince paylaşımlarda bulunurum. Çok isteyen olursa ya da özellikle söylemek istediğim bir şey olursa özel mesajı kullanabiliriz.

Saygılarımla...
 
Atlanilacak Forum:
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
Kısa Mesajlar
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.

10/09/2010 09:59
Yusuf,eskidin artık kardaşım.Başka Ahmetler,Veliler,H
atçalar,Fatoşlar yok mu?Biz onları beklerdik asıl!

10/09/2010 09:50
Artık yabancı büyük üniversiteler bilimde mikro boyuttan,makro boyuta dönüyormuş.Doğru mu Yusuf?Hatta bunun için dünya genelinde projeler yürütüyorlarmış.Do
ğru yani.

07/09/2010 12:25
site çok güzel de ''YUSUF'' adlı kullanıcıdan başka keşke ilgilenen olsa ben açıkçası böyle bir siteye üye olduğumu bile unutmuştum

01/09/2010 20:26
yazmasnı bilmiyorum ki admin öğretmedi Smile

01/09/2010 11:01
Irmak da forumlara yazı yazsa olmaz mı?

11/08/2010 12:24
adminin bu site için çalıştığını düşünmüyorum zaten..referanduma
az kaldı daha önemli onun için Smilesiyaset daha önemli nedense Pfft

10/08/2010 14:55
ben siteye uğruyorum admin bey Pfft

26/03/2010 12:52
bir senedir aynı haberler...bir site yapıyorsunuz adam gibi ilgilenin bari

16/01/2010 19:43
yusuf uctun yıne dostum ne dıyosun yaaaa

12/01/2010 22:30
ya neden kımse ılgılenmıyo sorularımla.Anlıyo
rum finallerınız basladı ama Yusuf barı sen cevapla.

Site İstatistik


Sayfa oluşturulma süresi: 0.26 saniye 210,092 Tekil Ziyaretçi