Her mevsimin bir adı olduğu gibi bu yıl da irşata bakacak.
İrşat Ekseni:M. Fethullah Gülen,Nil Yayınları.
Bu kitabı ara ara hatta deneyim kazana kazana okudum(bir kaset buldum ondan da ilham aldım).Yazılanlar tıpa tıp aynı.Hatta hani Kemal Sunan'ın bir filmi vardı ya,kız nasıl tavlanır diye bir kitabı vardı.Ne okusa gerçekleşiyordu.Aynı onun gibi düşün her zaman bir B ve C planı vardır.Veya uygulanacak bir yöntem veya taktik.Ama herkese ulaşmak zor olduğundan,bazen gördüm bir kişinin değişmesi dünyaları değiştiriyor.Ondan kimseyi küçünsemeden ilgilenmek gerekiyor.
Kitabdaki yazar,kitabında ilerlerken çeşitli ayet ve hadislere yer vermiş.Demek ki seçtiği yazılar irşat kelimesine uyuyor.Ama hemen anlamak güç.
Bismillahirrahmanirrahim.
''Ey oğul!Namazı dosdoğru kıl.Emr-i bi'l-maruf nehy-i ani'l münker yap.Başına gelen belalara da sabret.Muhakkak bunlar dayanılması gereken zor işlerdir.'' Lokman suresi,31/17
Yukarıda yazılan ayet.
''Benim sizin misaliniz,ateş yakan bir adamın misalidir ki;hemen ncırcırlarla pervaneler o ateşin içine düşmeye başlarlar.O bunları kovar.Ben de ateşten korumak için sizin eteğinizden tutuyorum.Halbuki siz elimden kaçıyorsunuz.'' Buhari,rikak 26.
Bu da Hadis yani Peygamber Efendimiz(Sallallahü aleyhi ve sellem) söylemiş.
O şuna benziyor,bir güruh yani toplu insanlar hızla bir uçuruma doğru koşuyor.Olanca hızıyla.Ama biri veya birileri çıkıp,onları yolundan çekip başka bir yöne kaydırmaya çalışıyor.Ama onlar anlamıyor.Azıcık akleden durumu fark edip,geri dönüp veya yolunu değiştirerek hayatına devam ediyor.Ama bu yaşanmış olsun,hatta ta o zamandan bu zamana her vakit yaşana gelsin.Hadisten anlatmak istenen kısaca bu.İnsanlar isterse ve tabi Allah(C.C) da hidayet ederse,kurtulurlar.Yahudiler'in durumu da bir bakıma aynı.Allah,onlara merhamet ederse,Kur'an-ı Kerim'de yazılan laneti kaldırıp,onları müslüman kılar.Tabi insanlar eğer bunun için çalışırsa,Allah mutlaka Kendisine ulaştıracak bir yol buldurur.Ya birini yanına yollar ya da kendisine ulaştıracak vasıtalar yaratır.İlim de öyle ama insanların zihnine girip putlaşmadıkça.Şeytanın elinde bir oyuncak yapmadığı sürece.Kısaca daha net daha yalın en kısa bu kadar.Hatta çok hünah işlese yine mağfiret eder,ama durumunun farkına varıp,kendini hemen değiştirirse..Sonra O DA DEĞİŞTİRİR.
Hz.Yusuf olsaydı,rüyaya yorum yapardı.
Bir ev,eskisi gibi ama bu sefer tam ortasından bir kalasla yere tutturulmuş.Ve bunu kesmeye hızla çalışan birisi.Bilirsin o tek temel çubuk koptuğu zaman ev göçer veya dağılır.Yorumla..
''Dost istersen,Allah yeter.'':Evet, O dost ise,her şey dosttur.
Elbette en bahtiyar odur ki,dünya için ahiretini unutmasın,ahiretini dünyaya feda etmesin,hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın,malayani şeylerle ömrünü telef etmesin,kendini misafir telakki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin,selametle kabir kapısını açıp,saadet-i ebediyeye girsin. Bediüzzaman
Senin için bir başlık açacaktım ama böylesi uygunmuş,Cemil Abi(m).
Altı(veya 7) yaşındayım.Yer İskenderun.Yeni evimize taşındık.Karşı evde çok çocuklu bir aile ve babaları da hiç görünmeyen bir inşaat mühendisi.Görülmüyor derken işleri çok yoğun belki birkaç defa gördüm,hep bir hayır işinde koşup duruyor.Ama duymuştum çok zekiydi.Neyse,iki oğlu bir kızı bir de yeni ikizleri var.Ve büyük abi Cemil Abi.Hızlı okula gider,giderken hiç görmezdim,dönerken de bazen ve hep bir sorun olurdu:
-Cemil Abi şöyle bir sorun var.
-Cemil Abi şöyle bir sorun var.
..
Neyse,çabuk çözer giderdi.Okulun gizli olan en iyisiydi.Üzerinin hiç kirlendiğini hatta hiç gezdiğini görmezdim.Şöyle sorunlarla yanına çok gitmiştim:
-''Cemil Abi,çocuklar beni aralarına almıyor.'' dediğimde.
-''Bir bakayım..hımm bu çocuklar sana göre değil,bizim Mustafa'ya taklı o,senle ilgilenir.''
gibi şeyler çok yaşandı.
Her seferinde birşeyle gelir,bir şey öğretir giderdi.Yine böyle bir sürü kuş getirmiş,bir tanesi siyah renkli bir takla.Ve defaatla söylüyor:''Bunu dışarı bırakma.''Onu hemen evden gönderip,şu iyi uçan kuşa bir bakayım deyip,uçurdum.O ne öyle tutulacak gibi değil,takla attıkça yükseliyor.Cemil Abi kızacak!Haberi almış,geldi hemen.Hem de hiç sormadan beraber gidip,getirdik.Nasıl biliyorsa yerini!Böyle 3 defa kaçınca(her seferinde nasıl uçtuğunu denediğimden),elimden aldı.Başıma bela getireceğini söyledi ve icabına baktı.Taşındılar,deniz kenarında bir eve(biraz sıktım biliyorum ama yazmam lazım).Sıkıldığım bir gün Mustafa Abi,bir küçük kardeşilyle gelip evlerine götürdüler.Birşey farklı tam iki saat anlayamadım.Baba biraz farklı gibi,ve sürekli gözlerim bulanıyor.Sonunda anladım,baba(ları) ölmüş.O da bunu fark etti.Alıştıklarını söyledi ve babasının yerini doldurmaya çalıştığını ve yakında üniversiteye başlayacağını belirtti.Ve orda şunu söyle:
-''Bak Deniz herkes ölecek.Baba öldü,ben de öleceğim,sen de öleceksin.Bunu unutma.Tamam mı?''
-''Tamam.''
Ayrıca nasıl bidiyse,yakında babamın taynının çıkacağını söyleyip,geri gelmemmemi çünkü burda kafamın karıştığımı ve bizleri üzdüğünü söyleyip,kardeşiyle gönderdi.
Evet herkes ölecek ama hayat devam edecek.Birileri birilerinin yerini bir şekilde alıp en azından o yeri dolduracak.Cemil Abi gibi.
Büyük bir yurt ve dershane kompleksi.Ama daha tamamlanmamış.Ondan arkadaşlarla bu çok katlı yapının harfiyatını temizlemeye gittik.Kum,taş,tuğla çok.Sanki birileri kamyonla her kata bunları bilerek dökmük!İlk ilk,ama bir terslik var:İçinde asansör boşluğu ve tamamen korumasız.(Allah korusun diye dua edip temizlemeye başladılar,nerden bilecekti..).Bir ara birinin kafası daldı,adımını attı yüzü geriye döndü.Nasıl olduysa,geriden biri tuttu.Ve:
-''Görüyormusun,yürüyordun(Evet Hakka yürüyordu)''
..[Hiç acı çekmiyecektin.]Niye acaba!
-''Evet..ama kötü ölüm.Her tarafta,duvar kenarlarında çakılı demir çubuklar.''
Acaba,O niye acı çekmeyecektin dedi?
Neyse sonunu getirdik ve yurdu en alttaki kata kadar temizledik.Ama demir çubuklar ve kat hatıra olarak kalcak.
Üstad öğrencilerine yazlık yiyeceğini kışın,kışını da yazın çıkarırmış.Nasıl anlayabildin mi?Gelen mevsimi bir önceki dönem yaptığı hayır ile karşılarmış.
Bunlar Kavramlar
-Mürşit muhatabını bilecek(yaraya tuz basmayacak).
-Bütününü birden görme(yapılanlar ne getiri tahmin edecek).
-Makamdan,cahdan kaçma.
-Hangi ilimden dem vuruyor?(aynı dili konuşabilecek)
-Allah'ı kabul etmeyen çocuklar var.
-Mü'min çok hassas olacak(kılı önce ikiye,sonra her parçayı kırka yaracak kadar).
-Allah seni ananın haccıyla cennete koymayacak.
-Çocuğa sahip çıkamama.
-Allah yardımcımız olsun(burada güzel bir dua ediyor).
-İşin en hayırlısı,Allah yolunda olandır.
-..tepeden tırnağa kadar Allah'a bağlanın.
[Allah'ı da sevin.](Allah'ın bizlerden en çok istediği şey bu olsa gerek)
-Belki 40 gece uykusuz vadi vadi dolaştı.
-Resul-ü Ekrem(Sallallahü aleyhi ve sellem)'i tanıyalım.
Bu yazılanların bir kısmını F. Gülen'in kasetinden kısa kısa yazdım.Adını sonra eklerim.
Bir zaman gelecek kurumuş çöllere gideceğiz.Ama bu çöl,o çöller değil.Çünkü o,bizim hemen yanı başımızda olan ve asırlardır unutulan bir yer.Hatta Kur'an-ı Kerim'de de bahsi geçen ayetlerin çoğunun geldiği yer olan ve Müslümanların son zamanlarda imtihan sebebi olan ve uğraşılması zor gibi ama zevki çok olan şey.Eminim onlar da ilgilenilmemişliğin yıllardır sorununu yaşayarak hayatta kaldılar.
Sitenin barındırdığı tüm bilgiler özgündür. Tüm içerik istedildiği gibi kullanılabilir. Fakat kaynak göstermek kimseye birşey kaybettirmez. Lütfen bu hassasiyeti gösterelim.