|
Çiçekleri dürmek
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 12-05-2010 09:14
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
''Sanırsın ki sen küçük bir cisimsin.Halbuki sende koca bir alem dürülmüştür.'' Hz. Ali
İşte Risale-i Nur Külliyatı da öyle.İlk elime aldığımda -üniversite birinci sınıf- yazarın bunu nasıl yazdığını düşünüp,ne kadar kısıtlı bir zihne sahip olduğumu düşünüp üzülmüştüm.Ki tam o sırada başka açtığım bir sayfada;ateş böceği olan ışığını nasıl güneşlere yaklaştıracağımı da yazmıştı müellifi(Bediüzzaman).Cevap basitmiş:Kur'an-ı Kerim ile.Sonrabaşladım Risale okumaya.Özellikle Sözler'i 3 defa okudum.Zaten uygun olan 3 kez okumakmış.Düşünsene Sephen Havking'e sormuşlar mutluluk nedir?O da:''Anlamak.'' demiş.Ama Peygamber Efendimiz(Sallallahü aleyhi ve sellem) her oturuşunda şunu da duyardı kalbiyle:''Ümmete öğretmekle emrolundum.''Ara eski sahih kitablarını Selçuklular'a(Anadolu Selçuklularına ve Büyük Selçuklu Devletine çünkü onlarda İslam inancı Osmanlı'dan güçlüydü.Ve onlar daha sağlamdı.) bak,göreceksin. |
| |
|
|
| Edirne Nakliyat |
09-09-2010 03:24
|
Reklam Botu
Mesaj: n^x
Katılım: Asla
|
|
| IP: Yok |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 14-05-2010 09:47
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
İsmi geçen başlıktaki gibi bazı örümcekler küçük çiçeklerle dolu çiçek tablasına yuva yapıyor .Tabi çiçekleri dürerek.Ama resmi geçen beyaz,kırmızının dışında bir de sarı renklisi var(mış).Resmi kitaplarda olmayan.Yaılan yuva üçgene yakın ama tam üçgen değil.Boyutuda ancak bir örümcek boyutu kadar.
Bir de şunu dinlesene bir örümcek türü hızlıya kendini iple beraber aşağı atıyor.Aynı Amerikan dağcılar filminde olduğu gibi(sakat işte!).
Ayrıca sırtında iki farklı desen ve renk taşıyan örümceğin tek renk ve desende olan türü de varmış(dişisi veya erkeği değil).
Ya da tek boynuz örümceğinin dişsi ile erkeğinin yan yana ağ ördüklerini gördükçe.Bırakmadım çizim de yaptım.Yırttığım kuş yazılarına inadına.
Yine de sadece monoton okuyarak lütfen geçmeyin.Uygulamaya çalışın en azından burdan aldığınız ilhamla başka başka alanlarda uğraşın.İstersen uyarlayarak istersen değiştirip,yenileyerek.Çünkü bunu bana Öğreten,bunu yapmamızı isterDİ.İşte o zaman yaplanlar amacına ulaşmış olacak. |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 22-05-2010 16:37
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Bir Amerikan Üniversitesinin Zooloji veya Biyoçeşitlilik sitesinde gördüm;bazı örümcek türleri Türkiye'de kinin benzeri ama bazıları aynısı(!!).Yani bazı türler çok benzerken bazı türler ise aynı.Ne demek bu anlayamadım.Amerika'da yaşayan türler ile Türkiye'de yaşayan türler aynı mı?Veya bunun başka nasıl bir açıklaması olur!?Gerçekten ibret. |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 27-05-2010 17:00
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
İki türün habitat bitkileri birbirinden farklı.Ayrıca av olarak kullandıkları böcekler deayrı.1. tür etçil böcekleri,2. tür otçul beslenen böceklerle beslenmekte.Aralarında dışarıdan bakıldığında bir rekabet görülmese de,var.Çünkü yer kaplamak da bir rekabet.Ayrıca bu türler farklı besinlere ellemiyor hatta onların kurtulması için yardım bile ediyorlar.Kurtulamayan ve biriken türler olursa(hani ağ avla gereksiz yere dolarsa),yuvayı terk edip başka bir yerde yuva kurabiliyor.İşte yuva değişikliği bu iki tür için de eş bulmaya,çoğalmaya ves,ile oluyor.Yani yanlış yem Allah(C.C)'ın bir hikmeti bu örümcek türlerine.Böylece lokal dağılış (değişmese de),lokal değişmelere sebebiyet veriyor.Ve populasyon yoğunluğu değişmese de,yayılım değişiyor(genişlemiyor). |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 07-06-2010 12:05
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Bitki Koruma
Ziraat Mühendisliğinde Bitki Koruma adlı bir bölüm var.Amacı kültür bitkilerini hastalık ve zararlılara karşı korumak.Aslında asıl bitki koruma,tabiatta yaşayan ve dağılış gösteren ve kendiliğinden yatişen bitkileri korumak.Nasıl,yabani bitkileri mi koruyalım?Karıncaların insanlardan daha iyi bir bitki korumacı olduğu kesin ama.Bir atlı karıncanın,endemik bir bitkiye dadanan süne ve benzeri böcekleri,uç dallardan tutup indirmesi ne kadar güzel bir örnek olurdu.Ya da yarı endemiklik gösteren bir bitkide yaşayan iki tür örümceğin arasına set çeken daha küçük karıncanın bu iki türü birbirine yem olmaktan kurtardığı gibi diğer zararlı küçük sinekçikleri de uzak tutması.Ve inannıyorum daha güzel örnekleri bulmak hiç de zor değil.Yosa iki domatesi,bir marulu nereye kadar korumak! |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 13-06-2010 22:02
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Ama tam mevsimini yakalarsan,örümceklerin gerçek boyutlarını da görme imkanı bulursun.Örneğin sarı bir örümceğin,yabani bir fiğde çiçek üzerindeki hali gibi.Çiçek taşıyor işte.O da ağır hareketleriyle ilerliyor.O da bir fasülye tanesi büyüküğünde. |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 14-06-2010 16:58
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Bir başlıkta sözü geçen örümceği -sırt kısmında tek bir çıkıntı olan- azıcık rahatsız edince bir titreşiyor.İşte o zaman gördüm tabiat bütün elemanlarıyla bu hareketi taşıyor.Pırıltı gibi zerre zerre hem de bunu görenlerdenim(yapraklar pırıltı halinde değişik bir basamak ve hareket oluşturacak şekilde,anlatması zor).Evet bu da tabiatta bir Tevhid Delili bizim için ve üç Hak Dine(İslamiyet,Hristiyanlık ve Musevilik) inanıp,evrimce bulmacaları ve problematik durumlarında kalmayanlara.Ya dinin yanında durup da inkar edenlere ne demeli!Değer mi? |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 01-07-2010 10:24
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Oo geçen yıl tek tür olan ve geri dönen yusufçuk türü çeşidi ikiye çıkmış.Ayrıca lokal bir alanda yayılış gösteren bu türü dengeleyen bir de örümcek türü bulduk.Aslında o da iki tür.Biri oldukça yırtıcı.Hatta yan yana kısas sürelğine koymuştum,baktım biri diğerinin bütün kollarını kırpmış.Yırtıcı işte.Ve bu türlerden biri yusufçuğun -kanat yarısı siyah- gece vakti karanlığında kamış yaprakları üzerinde uyumasını fırsat bilerek hemen yakalayıp yuvasına götürüyoR.Diğer yusufçuk türü ise daha yeni olduğu için onun hakkında pek birşey kaydedemedim.
Örümcekler işte,havada uçuşuyor(Allah'tan) ne yapayım!Nane ekili bir alan ve şurdan birkaç kök yolup,akrabaya vereyim.O o da ne sarı,açık sarı ve koyu sarı renklere sahip bir örümcek(türü).Yok hiç genellemiyorum(illa nane üzerinde yaşayacak diye).
Geçen zamanda buraya bir ıslah ile ilgili Peygamber Efendimiz'in(Sallallahü aleyhi ve sellem) bir hadisini yazmıştım.Hani ''verimleri artıyor'' demişti,Sahabiler.Evet geçen yıl kırmzı güle sarı gül aşıladım.Aşı tutmuş.Tutan dal çiçek de açmış ama renk yine kırmızı.Ama birşey oldu,gülün verimi arttı.Zaten Sahabiler de:''verim artıyor'' demişlerdi,Peygamber Efendimiz'e(Sallallahü aleyhi ve sellem). |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 02-07-2010 18:24
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Yusufçuk türleri:
1.Black-winged Damselfly
2.Brown Darner
Örümcek türleri:
1.Marbled Orb Weaver
2.Branc-tip Spider.
Ama yusufçuklardan biri hatalı olabilir.Örümcekleri de karıştırmadıysam eğer(unutkanlık işte).
Bu örümceklerden bahsetmiştimya,yuvasını kamış bitkisinin uzun yaprağının ucunu kıvırıp büküyor ve yuvasını ağ ipliği ile örüyor.Sonra bu yuva ve kamış ile bağlantılı olacak şekilde başka bir kamışçık bitkisine -1,5 metre mesafe bırakacak şekilde- bağlıyor.Uyanık!Oraya yusufçuk konunca hemen bağlantıyla haberi olacak ki ya gündüz tutacak ya da gece vakti yavaş yavaş varıp,tutup yuvasına taşıyacak.İşte Allah(C.C),ona bile avlanmayı ve hayatta kalmayı öğretmiş. |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 05-07-2010 09:31
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Şu an tanıtacağım iki türde,iki küçük areaştırmacının büyük emekleri var.Ondan türleri sahiplenmeyeyim.
1. tür üşün sırtında öyle bir desen var(ki kalemle çizemiyorum.Tam yarım saat uğraştım ,sonuç başarısızlık) ve desen de küçük gözler üç beyaz üçgen ve alta doğru uzanan bir şerit var.Topak bir örümcek türü.
2. tür:Kelebeklerle uğraşanlar bilirler,diken kelebeği ve onun üzerinde yaşadığı diken bitkisi.Hani sarı çiçekli ve etrafı da ince dikenli.İşte bu türümüz,bu dikenden Allah'ın esinlenerek yarattığı(benzetmede hata olmasın,uygun kelime bulamıyorum),gövede kısmı üç parçalı dikenler ve sırtta üç çift siyah nokta.İşte tür.Sırtı parlak bir beyaz.Ben derim sim gibi.
Ama ben ne kadar yazsam da bu iki küçük çocuk bunlarda büyük emekleri var(Allah(C.C) korusun,Maşallah).
Irmak diyordu:''Nasıl yorum yaparım?''Cevap şu olosa gerek:
Allah'a dua et.İlim talebi için.Ama duanın en iyisi senin veya herhangi birinin,farz olan namazdan(vakit namazları;hani şu sabah namazı[Peygamber Efendimiz(Sallallahü aleyhi ve sellem)'in en çok sevdiği vakit,öğle namazı,ikindi namazı ..) sonra dua etmek.Tabi tesbihat da namazın içinde olduğu için,çoğu kişi bilmez veya bırakır(hani sonraya!).Ben eminim bieşeyler değişecek. |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 08-07-2010 10:30
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Yukarıda yazılan ikinci tür,küçük beyaz çiçeklerden oluşan bir bitki populasyonunda yaşıyor.Ve şu an yumurta üzerinde bekliyor.Rahatsız edildiğinde,yumurta kapsülünü ısırıyor.Ve kapsül,bitki üzerinde yaptığı bir huni içinde bulunuyor. |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 13-07-2010 11:24
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Anadolu Melikesi(ssp. Noachi),saldırgan ve oldsukça kavgacı bir kelebek türü.350-500 M. öteden gelerek sahiplendiği alanı hem türdaşlarının erkek bireylerine hem de başka türlere karşı koruyor.Tabi bu sırada,aynı alana gelen dişi Melikelerle çiftleşme imkanı buluyor(onun bu davranışı Allah'tan,onun üremesine büyük bir vesile oluyor).Ve bireyimiz nerdeyse bunu her vakit yapıyor.Kurulu bir düzen ve süregelen bir davranış. |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 14-07-2010 22:50
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Geçen yıl demiştim;buğday tarlasındaki çavdarlar(başakları),ikindi serinliğinde esen rüzgarla mil gibi aşağı inip çıkıyorlardı.Yani zikir ediyorlar(dı).Bunun benzerlerini üstad kitabında yazmıştı.Bu yıl Allah'tan başka birşey daha gördüm(ister inan ister inanma):gece vakti,saat 11.Biçerdöverin projektörleri önünde,birkaç tane buğday başağı,aynı Mevlana'nın müridleri gibi uğunuyorlar.Yani mevlevi gibi dönüyor,geldi bana.Tabi atmosferi yakalayıp tekrar tekrar bakmak ne kadar güzelmiş. |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 16-07-2010 09:46
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Biraz genetik kitabı okuyunca,hatmilerde ki renk çeşitliliğini buldum.Çıçrayışlı kromozom değişikliği.Ya da inişli çıkışlı bir kromozom yapısı var.Aslında bunun yazısını yazmıştım kağıda ama aklıma geldiği kadar yazayım:Öncelikle sınırları belirli bir alan veya sınırları tamamen açık bir alan.Açan bir renkteki çiçek,diğer açan bütün hatmilerin kromozom desenini bünyesinde bir örnekliğini taşıyor.Veya açan bütün hatmiler birleşse bir motifi,bir manzarayı veya bir şekli(örneğin kelebek kanadı gibi,hani tozları varya şu çeşitli ilaçlarınyapımında kullanılan) oluşturuyorlar.Tabi kromozom haritası şeklinde.Benimkisini iyi bir genetikçi rahat yorumlar.YANİ ALLAH(C.C),KÜÇÜK BOYUTTAKİ YAPILARA DÜNYALARI DÜNYA OLACAK ŞEKİLDE SIĞDIRMIŞ.GERİSİNİ EVRİMCİLER AÇIKLAYARAK,DÜŞTÜKLERİ ÇIKMAZI AÇIKLASINLAR. |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 17-07-2010 18:33
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Tam bir hafta aradım,örümceği ağının kenarında.Ama yok.Yok yok aslında varmış.Öyle bir kamufle olmuş ki,görmek zor.Onun bu yeteneği sayesinde(ona verilmiş olan o yetenek),kamufle olmanın ilkesini öğrendim.Kamufle olmak,öyle yeşile yeşille gelmek,beyaza beyazala saklanmak değilmiş.O da belle ilke ve kuralları olan birşey.
Abi doğru diyor;ben sadece bana öğretilenleri yazdım.Hiçbir şey benden kaynaklanmıyor.Veren vermiş ben sadece rolümü oynamış oldum.Onun için ne kadar ben ben ben ben desem de aslında hiçbir şeyi yaban ben değilim,ben sadece bana verilen bazı şeyleri buraya taşımış oldum.Düşün ki kendi iktidarım olsa hemen şimdi öğretmen olarak atanıp,kendi geçimimi sağlardım.Yani o şeyler benim isteğimle olmuyor.Allah kendi nezdinden bazı şeyler vermiş(aslında ben de hiçbir yetenek de yok),ben de onları buraya taşımışım.Ve böyle bir görevle görevlendirilmek ne kadar güzide birşey(miş).En azından kendi dertlerimi unutturuyor.Ve o çağırıp da gelmeyenlere gelince,onlara söyleyecek hiçbir lafım yok.Sadece ne(ler) kaçırdıklarını bilmiyorlar veya hiçbir zaman bilemeyecekler. |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 20-07-2010 10:17
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Bozkırda çalışmak ne dağ ekosisteminde ne de koy ekosistemlerinde çalışmaya benziyor.Benim nadir yerlerimden bozkır.Karanfiller arasında gezerken,bu kiraz kırmzısı karanfilin bir bütüncül örümceği yok mu?[Olmaz mı?]Hem az ilerde şu uzamış bitkinin üzerinde gezen örümcek neden olmasın?Benzemiyor hani?Benzemez mi,desenlerine baksana.
İşte bundan dolayı seviyorum bu örümcekleri.Hem yorulmam,hem usanmam.Allah bu kadar renk ve desende resim çizmişken bu hayvanların üzerine...
|
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 21-07-2010 18:42
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
İşte dedim ya bozkırda çalışmak..
Bir çeşme ve ona bağlantılı 4 tane havut(küçük havuz).Ve bu çeşmenin suyuyla beslenen,küçük bitkiler ve akıntıyla oluşmuş bir ark.Ve hikaye başlıyor.Bu ark etrafına yuvalamış iki tür örümcek.Bir tanesi boru benzetmesine uyan(sucul tabi) bir örümcek:Long javed Orb Weaver.Ve etrafta uçuşan,küçük kanatlı iki çeşit yusufçuk(birinin türünü belirleyemedim,yani araştıramadım daha).Stocky Lestes.Örümceklerin yuvası birbirine geçmiş(2m mesafece tam 6 örümcek tesbit ettim).Ve yanlarında uçuşan yusufçuklar(öyle yakalaması da zor).İşte size belgesel vari bir görüntü.Öyle yabancı ülke belgesellerinin dışında ümmetin yeryüzü zenginliklerinden bir tablo.Hani Hadis vardı,Peygamber Efendimiz'in(Sallallahü aleyhi ve sellem).Ümmetin yeryüzü zenginliklerinden bahseden.İşte sözü geçen şeyler bu ve benzerleri.Değerini bilmek ve korumak ve tabi hatıra getirmek,değerli bilimadamlarına ait. |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 22-07-2010 11:44
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
O örümceklerden tam 6 tanesi iç içe geçmiş.Yusufçuklar o kadar hızlı ki ne örümcek yakalayabilir ne de tabandaki kurbağalar(tür ?).Ama diğer örümceğimiz öyle bir yuva yapmış ki ne kendisi görülüyor ne de yuvası.İşte bu yususfçukları aldatır ve yuva ağzına konup,yakalanmasını sağlar.O zaman bu dört tür kendi aralarında küçük ark sisteminde birlikte çalışarak,sistemi kurup devam ettirecek.
İşi dönüp dolaşıp Peygamber Efendimiz'e(Sallallahü aleyhi ve sellem) getireyim.O,bu yerüstü zenginliklerine sahip çıkmamız gerektiğini ta o zamanlarda söylemiş.Yoksa ya yok olup gidecek ya da yabancı ülke bilimadamları sahip çıkıp kendi adlarına araştıracaklar.Daha ne kadar söylemek gerekir.Şaştım. |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 25-07-2010 10:51
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Örümceklerde saatlerde davranışlar üzerine etkilidir.4 vakit işler:
1.6-9.30 arası:Hızlı,av arayan,az beslenen
2.9.30-12.00 arası olaşan,avlanmayan,habitatlaraı gezen ve oldukça saldırgan
3.12.00-15.30 arası:Yuvasına çekilen(onun hiçin bazen veya her zaman her yer yuva da olabilir.Bazen de sadece ağı ve onu çevreleyen bitki ve diğer yabancı hayvanların yanı da yuva olabilir)
4.15.30-16.15 arası:Beslenen.Üreme döneminde açkan eş arayan.Tokken ise eş için kısa,hızlı savaşlar veren(kavga,yıldırma ve kaçırma şeklinde.Bazen depasif-duyarsız olmasına/kalmasına neden olacak şekilde)
İlim dediysek,Hz.Ali(Allah,O'ndan razı olsun) konuşmalı:
Allah herhangi bir kuluna tövbeyi ilham etmişse,ona azap etmemeyi murat etmiştir. (Hz. Ali)
Estagfirullah,Estagfirullah Tövbe bunlar hep tövbe işte.Peygamber Efendimiz(Sallallahü aleyhi ve sellem),günde 100 defa(en az) tövbe ederdi. |
| |
|
|
| Yusuf |
Mesaj Tarihi 26-07-2010 13:42
|
Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 585
Katılım Tarihi: 27.06.07
|
Bozkır,yaşanılacak yer.Ama tür düşünelim.Siyah bir vücut,kahverengi bacaklar.Ve bacak üstünden başlayıp sırtın sağlı sollu iki tarafında ilerleyen kahverengi iki çizgi.Hem hızlı da olsun.Hızlı dedim ya,tam yakalayacağım sırada yuva çevresinde(habitat demek değil) kayboldu. |
| |
|